|
MAKALE - MASK'ARA 05/02/2010
MASK’ARA
Bazımız yaşamın her anında veya bazı anlarında maske (veya mask) takar. Dünya’nın her kıtasında, her çağda, binlerce yıldır gereğine ve işlevine göre maske kullanılmıştır. Peki neden maskeye gerek duyuyoruz, neden herkesin yüzünde bir mask arıyoruz.
Maske, değerli, seçkin, etkileyici, estetik bir Kültür, Sanat, Koleksiyon eseridir.
Bebeğin karnı tok-sırtı pek ise gülümser, tersi ise ve üzerindeki ilginin azaldığını düşünürse ağlar, bağırır veya dudağını büzer farkına vardığımızda ilgileniriz, bu yolla istediğini elde ettiğini, tavrının işe yaradığını gören bebek tavrı tekrarlar ve alışır. Bebek maske ile tanışmıştır.
Karnı doyan, barınmak için bir çatı bulan insanın bir sonraki hedefi ortama dahil olabilmek yani sosyal yaşam girmektir. Aç-açık olanın ilk gereksinimi ayakta durabilmektir, sosyal çevre daha sonra gelir. O aşamaya geldiğinde toplum kurallarına uyumu şart koşulur. Terbiye, toplumun bizi içine kabul etmesi için, bize öğretilen sosyo-kültürel kodlar yani alışkanlıklardır. Toplumun neyi beğendiğini ve doğru olarak tanımladığını bildiğimizde sevimli görülmek veya ânı geçiştirmek, hedefe ulaşmak için takındığımız sürekli gülümser yüz ifadesi bizim sosyal maskemizdir.
Dünya’nın her kıtasında, her çağda, binlerce yıldır gereğine ve işlevine göre maske kullanılmıştır.
Maske, a) Anahtardır, kapı açar (Sosyete), b) Korur (Zırh), c) Değiştirir (Üniforma), d) Eğlendirir (Tiyatro-Rol), e) İletişim kurdurur (Mitolojik, Kültürel, Dinsel tören), f) Süsler (makyaj) vs
Aç kalmamak, kazanmak, yükselmek, ilişki kurabilmek için kabul edilmemiz gerekir. Davranışımız kabul görmez ise dışlanırız, dışlanmamaya faydası olan maskeleri yaşadıkça öğrenir, uygular, alışırız. Kimimiz karşı cinsten beğendiği birine yakınlaşabilmek, onu ve arkadaşlarını etkileyebilmek için onların giyim, konuşma tarzı, içki-sigara-puro kullanımı, ebeveyne-otoriteye kafa tutma gibi dışa yansıttıklarını benimseriz, kopyalarız, kabul görmek için kurallara uyum gösterdiğimiz sinyalini veririz, farkında olalım-olmayalım bunların hepsi maskedir. Mış gibi olmaya, mış gibi görünmeye, davranmaya zamanla yaşamaya şartlanırız çünkü maske takmanın cazibesi ve getirisi vardır.
Maske dış etkenlerden, darbeden, “kötü ruhlardan” korur, takan Savaşçının inancına göre takana güç-kuvvet verir, düşmanını korkutarak kaçırır, kişiliği gizler, heyecan-korku-endişe benzeri duyguları gizler, serbestiyet, konfor, rahat hareket, rahat dolaşım, gösteriş veya tam tersi göze batmama, dikkat çekmeme imkânı sağlar, yani maske isteyeni gizler, isteyeni sürüden farklıymış gibi gösterir.
Karakter özellikleri-kişilikler, tarz-tavır-tepkiler insanlar arasında prototipleri, bu da kategorileri hatta karikatür tiplemelerini oluşturmaktadır, her bir tipleme aynı zamanda bir maskeyi işaret etmektedir. Bu anlamda maske içinde yaşadığınız ülke, toplum, mahalle, okul, iş vs oyunlardaki rolünüzün üstünüze oturan üniforması, giysisidir. Tarihin derinliklerinden beri ilkel kabile yaşamlarında da çağımızdaki kent, varoş ve taşra yaşamlarında da bu durum ve ihtiyaç değişmedi.
Gençlikte bazılarımız bu kategorileşmeye karşı durur, aykırı olmak, farklı olmak ister, tipleme dışına çıkıp kendine özel bir tip, bir kategori yaratmaya çalışır, buna antimask denir ama aslında o da bir maske çeşididir, farklı kişilik rolünün maskesidir, zaman içinde o da prototipler listesinde yerini alır.
Büyüdüğümüzde artık maske arayışımızı unutmuşuzdur çünkü artık beynimiz maskeleri tanımış kayıda almıştır, rafımızda maskelerimiz asılıdır, otomatik olarak duruma uyanını takarız, bazen dalarız, işlevlerini gördükten sonra dahi hala yüzümüzde dururlar.
Grup maskesini yeni takan diğerleriyle aynı maskeyi taktığını ve yeni olduğunun fark edilmeyeceğini düşünse de kıdemliler tarafından kolaylıkla fark edilirler çünkü tek başına maske yetmez, maskeyi doğru taşımayı bilmek te zaman ve deneyime bağlıdır. Kariyer aşamasına göre değişik maske vardır.
Aile maskesizliğin rahatlığının yaşanabildiği nadir ortamlardan biridir. Maskesini gerektiğinde çıkarmasını bilmeyen, beceremeyen, yüzüne kaynaklanmış olarak ömrünü geçirenler gün gelir kendilerini zavallı hissederler. Maskeyi ne zaman, nerede, ne için taktığını bilmek, bu giysiyi eve geldiğinde çıkarabilmek, rafa kaldırabilmek bir erdemdir.
Maske takmıyorum diyorsanız ne mutlu size ama aynada gördüğünüz aksinizin maskeli siz mi, maskesiz siz mi olduğundan emin misiniz ?
Maskeleri koparıp atabilmiş insan olgunluk aşamasındadır, taklit etmeden yaşabiliyorsak güçlüyüz ve rahata erdik demektir. Gün gelir yıllarca taklit ettiğimizin yüzündekinin bir maske olduğunu görür sarsılırız.
Maske gerçeği değişik, kişiyi farklı gösteriyor. Bir tür çok kullanımlı yapışkan etiket. Geçici veya kalıcı olarak kederliyi neşeli, vurdumduymazı ağlamaklı, umursamazı gülümser, çıkarcıyı dost, zavallıyı korkutucu, çirkini güzel, enerji vampirini samimi, şeytanı melek, kralı sefil, sefili kral gösterebiliyor. Şeytan maskesi takan belki de aslında kompleksini, korkusunu, çirkinliğini gizlemeye çalışan bir zavallıdır, maske sıyrılmadıkça ardındakini göremezsiniz. Sahnede Palyaço, kuliste yorgun-bitkin-üzgün-acılı-keder dolu insan çok.
Ama hayat devam ediyor, en sevdiğini kaybetsen bile, al raftan “neşeli ben” maskeni, tak, çık, “bütün dünya bir sahnedir” (Shakespeare).
Maske bir araçtır, aynen yemin gibi. Doğrunun yemine ve Allah’ı şahit göstermeye ihtiyacı yok ama yalancının var. Çevremizdekileri, sevdiklerimizi üzmemek için doğruyu çarpıtmamızın (beyaz yalan) tolere edilebileceği söylenir ama her alışkanlığın bir şekilde bir ilki vardır, hiçbir yetişkin bir bebekten daha saf değildir. En korkuncu zamanla yalancının samimi olarak yalanla doğruyu karıştırır olmasıdır. Bir görüşe göre asla yalan söylemediğini söyleyenin sözü de bir yalandır, bir maskelemedir. Her yalan bir ihtiyaçtan veya durumdan kaynaklanmakta, işe yaradığı görüldüğünde alışılmakta aynen maske gibi. Maskenin de, yeminin de, yalanın da bacakları kısadır, uzun yürüyüşe dayanamaz yorulur durur ama bu arada etiket yapışmış, güven zedelenmiş, güzel ve doğru olan yitirilmiştir.
Mask’ara, Maske ara dediler, arar oldunuz ama tesbitte zorlanıyorsanız üzülmeyin, maskaranın o an hangi maskeyi takmış olduğunu şipşak bilemezsiniz ki..zaman gerekir. Maskara maske profesyonelidir.
Necip Yeşiltepe Ocak 2010 Küratör
()
Makaleler sayfasına geri dön.
|